+

DUYGUSAL ONARIM VS ŞİDDET

Çocuğa her vurma şiddet midir?

Şiddet derken?

Duygusal Onarım Şiddeti Siler Mi?


Dünya Sağlık Örgütü (WHO) şiddeti şu şekilde tanımlamış: “Şiddet; kendisine, başkasına, bir gruba veya topluma karşı KASTİ olarak fiziksel baskı veya güç kullanmak, tehdit etmek veya fiiliyata geçirmek, yaralama, ölüm, PSİKOLOJİK ZARAR, gelişim bozukluğu veya MAHRUM bırakmaya neden olmak veya bu durumların gerçekleşme İHTİMALİNİ artırmaktır.”

Bazen yaptıklarımız şiddet olarak görünse de şiddet olarak değerlendirilemez. Pedagojide bir davranışın şiddet kategorisine girmesi için “dürtü”süne bakarız. “Öfke, nefret, kızgınlık, bıkkınlık” gibi negatif duygular içeren hareketlere şiddet deriz. Dürtüsü şefkat kaynaklı “refleksif” davranışlar ise şiddet gibi görünen ama şiddet olmayan davranışlardır.

Örnek üzerinden gidelim: Çocuğunuz merdivenin kenarında ve adım atsa düşebilir. Tam son anda gördünüz. Hızlıca çocuğunuzu kaptınız ve bir tane de şaplak-tokat attınız. İçinde vurma olan bu tablo şiddet mi tartışalım.

Okumaya devam et “DUYGUSAL ONARIM VS ŞİDDET”
+

HAKKINI SAVUNAN ÇOCUK YETİŞTİRMEK NEDEN ÖNEMLİ?

Sevgili okurlarım,

İnstagramda kısa kısa attığım postlar hakkında sitemde biraz daha açıklayıcı olabilecek tarzda yazılar eklemeye karar verdim. Zira instagram postlarım için yanlış olmaması adına detaylı araştırma yaparken birçok şey öğreniyorum, ancak instagramda sizleri sıkmaması adına yalnızca özüne değinip paylaşabiliyorum.

Bakalım nasıl olurmuş hakkını arayan çocuk yetiştirmek?

Okumaya devam et “HAKKINI SAVUNAN ÇOCUK YETİŞTİRMEK NEDEN ÖNEMLİ?”
+

SAHTE PSİKOLOGLARA S-ÖVGÜ

Sizlere çok önemli ve bazı yönlerden hayati bir konudan bahsedeceğim hatta biraz da yakınabilirim. Siteme de verdiğim isimden yani “Sekans” kelimesinden ötürü sponsorlu olarak birçok danışmanlık adı altında sayfalar görüyorum, durum içler acısı. Denkliği bulunmayan üniversitelerden alınan psikoloji diplomaları, nereden alındığı bilinmeyen çeşitli psikoloji sertifikaları, NLP, Nur Terapistliği, Kuantum Psikoloğu, Nefes Terapistliği, Bilinçaltı Temizliği, Theta Healing, Melek Terapistliği, Kozmik Işık, Reiki Şifalandırma vs. gibi bilimsel metodolojinin dışındaki tekniklerle insanların ruh sağlığını tedavi ettiklerini iddia eden sahte psikologlar. Yaşam koçları ve tüm koçlar da terapi yapmaya ve terapi tekniklerini kullanmaya yetkili değildirler.

Okumaya devam et “SAHTE PSİKOLOGLARA S-ÖVGÜ”
+

MASALLAR İLE ÇOCUKLARIN GİZLİ ANLAŞMASI

Gelişmek tüm insanlar için sancılı olur. Bu sancıları hayattaki tecrübeleri çok kısıtlı olan çocuklar da yaşıyor. Bir çocuk içinde bulunduğu gelişim dönemine, aile yaşantısına ve cinsiyetine göre farklı zorlukları barındıran sorunlarla boğuşmaktadır. Buna karşılık tüm bunları yaparken, yaşadıklarının, hissettiklerinin ne anlama geldiğini, nasıl bir çözüm üretmesi gerektiğini bilemez. (Kocaman insanlar olan biz yetişkinler bile bazı durumları anlamlandırmakta zorluklar yaşayabiliyoruz.) Bilinçdışında süregelen bu olaylar, çocuğun dil ile ifade edebileceği şeyler değildir. Bu sorunlarının işaretleri, uzmanlar tarafından çocuğun oynadığı oyunda, çizdiği resimde bulunabilir. Ebeveynler, bu işaretleri net olarak algılayamasa da, önemini kavrayamasa da bunlar gelişimin sağlıklı tamamlanması için çözülmesi gereken sorunlardır. Çocuk, sorunlarının çözülebilir meseleler olduğunu duymalı ya da görmelidir. Bu konuda umudu çocuğa peri masalları verir.

Okumaya devam et “MASALLAR İLE ÇOCUKLARIN GİZLİ ANLAŞMASI”
+

ANNE BABALARIN BAŞKALARI NE DER ENDİŞESİ

Ebeveyn-Çocuk-Başkaları üçgeninde iki tür ilişki vardır:  

  • 1-     Başkalarını çocuğundan önemli tutanlar
  • 2-     Çocuğunu başkalarından önemli tutanlar.

Başkaları, kimlerden oluştuğu belli olmayan, insanın üzerinde nedensiz ve sahte gücü olan bir kavramdır. Başkaları aslında yoktur ancak buna inanırsanız ve onun sizin üzerinizde bir güç oluşturmasına engel olmazsanız, önce benliğinizle ilişkinizi, sonra da çocuğunuzun benliğiyle ilişkisini ciddi şekilde bozarsınız. Çocuğun benlik bilincini, özsaygısını, ebeveyni tarafından sevilme ve onaylanma duygusunu zedelersiniz.

Okumaya devam et “ANNE BABALARIN BAŞKALARI NE DER ENDİŞESİ”
+ Isparta psikolojik danışman Şeyma Kan

İyimserlik mi Yoksa, İnanmak mı Bizi Hayatta Tutar?

Stockdale Paradoksu der ki, bir durumda inancınızı yitirmeden, var olan tüm koşulları değerlendirip, duruma uygun bir algı oluşturan başarılı olur.

Stockdale askerleriyle birlikte esir düşen bir komutandır. Kendisine kamp yönetimi tarafından askerlerinin disiplin edilmesi görevi verilmiş, o ise bu görevi askerlerinin esaret süresince moral ve motivasyonlarını yüksek tutabilmesi için bir fırsat olarak görmüştür. Öyle ki askerleriyle sözlü iletişime geçemedikleri işkence anlarında bağlantıyı koparmamak için Mors alfabesi benzeri tak tuk tıkırtılarından bir iletişim sistemi geliştirmiştir. Tam sekiz yılın ardından hayatta kalanlarla birlikte o kamptan kurtulmuştur.

Stockdale ile yapılan röportajda söyledikleri kulaklara küpe olacak cinsten.

Okumaya devam et “İyimserlik mi Yoksa, İnanmak mı Bizi Hayatta Tutar?”

Öngör-Planla-Telafi Et

Tüm ilişkiler güzel başlar, mutluluk vericidir. Peki ne oluyor da insanlar boşanıyor ya da mutsuz aileler artıyor? Bunun bir sebebi varsa bir de çözümü olmalı elbet. Çözüm yolları da sebepler kadar çeşitlidir. Size uygun olanı, karakterinize, durumunuza elverişli olanları elinizden ve yüreğinizden geldiğince uygulayarak ilişkinizin kötü gidişatını ya da ilişkinizdeki olumsuz durumları yok edebilirsiniz. İlişkilerdeki kronik problemlerde Stan Tatkin’in ”Biz Böyle Yapıyoruz” kitabında bahsedilen Öngör- Planla-Telafi Et metodunu anlatacağım.

Okumaya devam et “Öngör-Planla-Telafi Et”
+

ÇOCUKLARDA DİL GELİŞİMİ VE TELEVİZYON

Televizyon tek yönlü bir iletişim aracıdır. Tek yönlü iletişim, kaynak ile alıcının karşılıklı ilişkiye girmediği bir türdür. Hedef iletinin alıcıya ulaşmasıdır.

*Televizyondan gelen iletiye çocuğunuz cevap verme gereksinimi duymaz. Sessizce ve dikkatli bir şekilde televizyonu izlemeye devam eder. Bu da tek yönlü iletişimde olduğunu gösterir. Bir reklamı, çizgi filmi, programı izlerken izleyici konumunda kalır.

Çocuğunuz televizyonun karşısında aşırı derecede kalırsa bu sürede karşılıklı iletişime geçemediği için dil gelişimi geriler.  Çünkü konuşmaya ihtiyaç duymadığı için konuşmadan geçirdiği vakitlerde dilini geliştirmesi beklenemez. Sadece duyarak tüm kelimeleri konuşamaz.

Okumaya devam et “ÇOCUKLARDA DİL GELİŞİMİ VE TELEVİZYON”
+

ÇİZGİ FİLMLERİN OLUMSUZ ETKİLERİ

Televizyonu olmayan aileler, merak etmeyin hiçbir şey kaybetmiyorsunuz. Çocuk televizyondan bir şey öğrenirken bir şey kaybediyordur. Bu yazı evinde televizyonu olan ve çocuğu televizyon izlemek isteyen ailelere yönelik tavsiyeler içermektedir

  • Sadece televizyon karşısında yemek yedirebiliyorum. 
  • Sadece televizyon karşısında yemek yedirebiliyorum. 
  • Sadece televizyon karşısında yemek yedirebiliyorum. 

Bunlar annelerin çok sık kurduğu cümleler. Çocukların televizyon izlemesi ve dil gelişimi konusunda yazı yazmıştım, ancak bu yazı özel olarak çocukların çizgi film izlemesi hakkında olacak.

Okumaya devam et “ÇİZGİ FİLMLERİN OLUMSUZ ETKİLERİ”
+

ÖDEV YAPMAYAN ÖĞRENCİ

ders çalışmam lazım…

Modern eğitim sistemlerinde ödev, ilkokul öğrencileri için öğretmenin ebeveynlerden bir ricası olarak görülür. Öğretmenin iş birliği kurma ricası olarak düşünülebilir. Ödevler eğitimi yalnızca gerekli görüldüğü zamanlarda tamamlayıcı faktördür. Eğitimin ana faktörü olarak düşünülmesi eğitimciyi yanlışa götürmektedir.

Zorunluluk mudur ödev vermek-yapmak?

Araştırmalar ilkokul ödevlerinin öğrenmeye katkısının binde bir civarında olduğunu söylemektedir. Üstelik ödev yetiştirme kaygısı öğrencide okuldan soğumaya sebep olabilmektedir. Öğretmenlerin ödev yapmayan çocuğa yaptırım uygulaması doğru değildir.

Okumaya devam et “ÖDEV YAPMAYAN ÖĞRENCİ”
+

NİKAH SALONUNA GİRMEDEN MUTLAKA DÜŞÜNMENİZ GEREKENLER

Evlilik iki kişinin hayatını birleştirmesidir. O zamana kadar yalnızdınız veya bambaşka bir hayata sahiptiniz ama şimdi büyük bir değişim sizi bekliyor. Evlilik çoğu genç kız için tozpembe bir hayaldir. Ancak, evliliğinizin hayallerinizdekine yakın bir hayat olmasını istiyorsanız bazı şeyleri dikkatlice düşünüp karar vermelisiniz. Eğer vakit varken hayatınıza bir müdahalede bulunmazsanız ileride beklenmedik sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Ben yazımda genel hatları çizeceğim. Bu kriterlerin dışında sizin de olmazsa olmazlarınız, beklentileriniz, düşünceleriniz nelerdir belirleyip bunları da değerlendirmeniz gerekmektedir.

Okumaya devam et “NİKAH SALONUNA GİRMEDEN MUTLAKA DÜŞÜNMENİZ GEREKENLER”