İyimserlik mi Yoksa, İnanmak mı Bizi Hayatta Tutar?

Stockdale Paradoksu der ki, bir durumda inancınızı yitirmeden, var olan tüm koşulları değerlendirip, duruma uygun bir algı oluşturan başarılı olur.

Stockdale askerleriyle birlikte esir düşen bir komutandır. Kendisine kamp yönetimi tarafından askerlerinin disiplin edilmesi görevi verilmiş, o ise bu görevi askerlerinin esaret süresince moral ve motivasyonlarını yüksek tutabilmesi için bir fırsat olarak görmüştür. Öyle ki askerleriyle sözlü iletişime geçemedikleri işkence anlarında bağlantıyı koparmamak için Mors alfabesi benzeri tak tuk tıkırtılarından bir iletişim sistemi geliştirmiştir. Tam sekiz yılın ardından hayatta kalanlarla birlikte o kamptan kurtulmuştur.

Stockdale ile yapılan röportajda söyledikleri kulaklara küpe olacak cinsten.

Soru: Nasıl başardın?

“Asla inancımı kaybetmedim. Oradan kurtulacağımdan ve o yaşadıklarımı hayatımın en önemli ve hiçbir şeye değişmeyeceğim tecrübesi haline getireceğimden asla şüpheye düşmedim.”

Soru: Kamptan kimler sağ çıkamadı?

“Çok kolay. İyimser olanlar. Her şeyin çok iyi olacağını düşünenler, genellikle o kamptan sağ çıkamadılar. Çünkü onlar, Noel’e kadar buradan kurtuluruz, Noel gelip geçiyor ama onlar kalıyordu. Bu sefer Paskalya’da kurtuluruz diyorlardı. Paskalya gelip geçiyor, yine orada kalıyorlardı. Ardından Şükran Günü’nü bekliyorlardı. Sonra tekrar Noel. Sonunda hayal kırıklığı içinde ölüp gidiyorlardı” diye cevap verir.

Stockdale “Bu çok önemli bir derstir. Sonunda başaracağına dair inancını asla kaybetmemelisin. Kaybedersen ayakta kalamazsın. Ama bir yandan da o an içinde bulunduğun durumun ortaya koyduğu acı gerçekler neyse, onlarla yüz yüze gelmek için gereken disipline de sahip olacaksın” diyor.

Stockdale’in askerleri ümitliydiler fakat realist değillerdi. Yaşadıkları sürecin zorlukları ve olumsuzlukları ile yüzleşip somut olayın somut tahlilini yapamıyorlardı ve gerçekle yüzleşemiyorlardı. Belki kendilerini kandırıyorlar, bir kaçış yolu arıyorlardı. Acı “gerçek” yüzlerine çarptığında ise bu disipline sahip olamadıkları için bu sınavı kaybediyorlardı.

Çünkü ümitsizliğe düştüğümüz andan itibaren artık kendimizi şartların kurbanı haline getiriyoruz.

“Cansız nesneler akıntı ile birlikte sürüklenir. Ancak canlılardır akıntıya karşı yüzebilenler.”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s